0 212 635 45 52
+

İngilizce Öğrenenlerin Yanılgıları ve Bahaneleri :)

İngilizce öğrenen kişiler çoğu zaman bu yazımızda bahsettiğimiz sorunları yaşamakta ve bu yanılgılara düşmektedirler. Tek tek bu yanılgıları çürütüyoruz :)

 

İngilizce öğrenmek bir beceridir ve bende dil öğrenme yeteneği yok

Bir dili öğrenmek beceri ve özel yetenek gerektiren bir durum olsaydı ana dilinizi de konuşamıyor olurdunuz. Bu sizin dil öğrenmemek için öne sunduğunuz bir bahane. Dil öğrenmek doğuştan gelen bir yetenek değildir. Çalışmanın sonunda kazanılan bir beceridir. Eğitim düzeyi ne olursa olsun herkes İngilizce ya da başka bir yabancı dili öğrenebilir / konuşabilir. Diyelim ki sınıfınızdaki bir arkadaşınız sizden daha hızlı kavrıyor, daha iyi telafuz ediyor. Siz de sadece %10 daha fazla çalışarak onunla aynı seviyeye gelebilirsiniz. Belki bir matematik sınıfında olsaydınız siz daha hızlı kavrayacaktınız ve arkadaşınızın biraz daha fazla emek harcaması gerekecekti ama neticesinde o da ekstra çalışma ile sizin kadar iyi bir şekilde öğrendiğiniz konuya hakim olabilir. İnsanlar arasındaki kişisel öğrenim hızları farklı olabilir ama bunu yetenek olarak adlandırmak doğru değil. İsterseniz yapabilirsiniz. Yeter ki öğrenmek isteyin.

Ama ben çok denedim. Kurslara kaç kur gittim, hala İngilizce konuşamıyorum.

Çünkü henüz bizimle tanışmadınız :) Şu ana dek çok klasik bir şekilde dilbilgisi temelli ve kur bazlı bir eğitim aldınız, konuşamama sebebiniz bu.  Biz derslerimizde dilbilgisini bile öğrencilerimizi sürekli aktif tutarak ve onları konuşturarak öğretiyoruz. İngilizce öğrenirken sürekli dilbilgisine takılırsanız ne yazık ki konuşamazsınız. İlk öğrenmeye başladığınız andan itibaren hatalı da olsa mutlaka konuşmak zorundasınız. Hatalar inanın sorun değil. Zamanla hepsi düzelir ama utanma ve mükemmel olana kadar konuşmama inadınız devam ederse konuşamazsınız çünkü asla hiçbirimiz mükemmel olamayız.  Ana dilimizde dahi konuşurken ve ana dilimizi kullanırken hata yapıyoruz. Aramızda çoğu kişi ( eğitimli olmalarına rağmen ) yanlız ve yalnız kelimelerini karıştırabilmekte ve yanlış kullanmaktadır. Facebook arkadaşlarınızın mesajlarına bir göz atın :)

 

Kursların çoğu boş vaadlerde bulunmaktan öteye geçmez. Bitmek bilmeyen kur sistemleri de insanları bezdirir. Kısa sürede sonuç gördüğümüzde devam etmek isteriz. Çabaladığımız şey ister dil öğrenmek ister kilo vermek olsun farketmez. Bir fark hissetmeliyiz ki motive olalım. İşte bu nedenle benzersiz bir sistem yarattık.

 

İngilizce öğrenmek için yeterli vaktim yok

Sadece bahane. Yeterince isterseniz mutlaka günde bir saat ayırabilirsiniz. Bunu eve gidip 60 dakika ders çalışmak olarak düşünmeyin. Örneğin işe / okula giderken yolda telefonunuzdan dinleme yapabilir ya da İngilizce videoları izleyebilirsiniz. Yarım saat de evde çalışırsanız yeterli olacaktır. Siz yeter ki isteyin. 

 

İngilizce konuşurken hata yaparsam insanlar bana güler

İngilizce öğrettiğimiz öğrencilerimiz arasında Türkiye'nin en büyük firmalarında üst düzeyde çalışan kişilerde sıklıkla yer alıyor. Bu önyargı nedeniyle İngilizce konuşulan ortamlarda kendilerini geri planda tutmuş olduklarından aslında İngilizce bilseler dahi bildiklerini kullanamıyorlar çünkü genellikle mükemmelliyetçi insanlar. Mükemmelliyetçiliği bir kenara bırakın. Bakın aslında iş yaptığınız yabancılar da ana dilleri İngilizce değilse çok net hatalar yapıyorlar konuşurken ve ayrıca yazarken. Siz onların hatalarını yakaladığınızda onlara gülüyor musunuz?

İngilizce özellikle iş hayatında iletişim sağlamak amacıyla kullanılır. Ne kadar çok dilbilgisi yapısı bildiğiniz değildir önemli olan. Karşı tarafla ne kadar iletişim kurabildiğinizdir. Yabancı müşterileriniz, iş ortaklarınız zaten sadece sizinle anlaşabilme isteğindeler ve tek istedikleri basit de olsa kendileriyle iletişim sağlayabilmeniz. Bunu yapabilirsiniz. Sadece o ilk cesareti gösterin gerisi gelecek bize inanın.

 

İngilizce öğrenmek için çok yaşlıyım

İngilizce öğrenmenin yaşla bir ilgisi yoktur. Motivasyon ve istek olduktan sonra mutlaka başarılı olacaksınız. 80 yaşında minik bir grupa Rusça özel eğitim alan bir hanımefendi ile tanışma şansım olmuştu. Kendisi İngilizce, Almanca ve Fransizca dillerini ana dili kadar iyi bir şekilde kullanabilen emekli bir öğretmendi bu dillerin yanında Çince, İspanyolca, İtalyanca ve hatırlamadığım iki ya da üç dili de derdini anlatacak kadar ( A1 / A2 Seviyelerinde ) biliyordu ve neden Rusça eğitimi aldığını sorduğumda bundan zevk aldığını ve dil öğrenmenin hafızasını dinç tuttuğunu söylemişti. O zamanlar çok genç bir öğretmendim ve kendisinden çok etkilenmiştim.

Eğitimlerinize katılan çok üstün başarı gösteren 50 yaş üstü pek çok öğrencimiz oldu. Bu nedenle asla sizin için geç değil. Bu önyargınızı kırın. Aksine geç yaşta dil öğrenmenin beyin sağlığınız açısından da pek çok olumlu etkisi vardır. Bu konuya başka bir makalede değineceğiz.

 

O kadar çok yoğun çalışıyorum ki eve geldiğimde İngilizce bir şeyler yapmak için çok yorgun oluyorum

İngilizce öğrenmek için yeterli vaktim yok başlığını okumuştunuz değil mi? Bu dili kendiniz için öğreniyorsunuz. İster işiniz için isterseniz yeni bir kültürü tanımak için olsun demek ki öğrenmeye karar vermişsiniz o halde eve geldiğinizde televizyonda zap yapmak yerine sadece yarım saatinizi İngilizce altyazılı bir video izlemeye ayırın.  O dizilerin tekrarlarını her hafta veriyorlar :) Yeter ki İngilizce öğrenmek için az da olsa bir şeyler yapın. Hem ayrıca gün içinde de vakit ayırabilirsiniz. Artık hemen hemen herkeste akıllı telefonlar var ve videoları telefonunuzdan işe gidip işten dönerken de izleyebilirsiniz. Ne izleyelim diyorsanız buyrun TIKLAYIN

 

Kendi başıma çalışacak kadar disiplinli değilim

İşte tam da bu nedenle öğrencilerimiz için günlük takip sistemimizi kurduk. Tüm öğrencilerimize çalışma saatleri ve yoğunluk durumlarına göre günlük çalışma planları veriyor ve öğretmenleri olarak onlardan günlük rapor bekliyoruz. Bu çalışmaların da İngilizceyi aktif bir biçimde kullanacakları çalışmalar olmasına dikkat ediyoruz.  Bizden eğitim almıyorsanız da sizi denetleyecek bir arkadaş bulabilirsiniz. Örneğin beraber çalışmaya başlayın ve birbirinize günlük rapor verin. Gün gün yaptıklarınızı rapor ederseniz kendinizi daha disiplinli bir hale getirebilirsiniz.  Diyelim ki rapor verebilecek bir arkadaşınız da yok. O zaman kendinize bir ajanda alın ve mutlaka hergün oraya İngilizce yaptığınız çalışmaları not alın. Boş olan günleri gördüğünüzde kendinize kızacak ve zamanı boşa geçirdiğinizi düşüneceksiniz. Bu, kendinizi disipline etmek için yapabileceğiniz çok güzel bir şey.

 

Aslında anlıyorum ama konuşamıyorum

Aslında anlamyorsunuz. Eğer bir Hollywood filmini altyazıya bakmadan anlayabiliyorsanız ya da iş yerinize gelen bir telefon görüşmesini duyduğunuzda anlayabiliyorsanız evet anlıyor ama konuşamıyorsunuzdur ama öğrenciler genellikle yazılı metinleri gördükleri zaman anlayabilmektedirler. Duyduklarını yakalamakta çok ciddi anlamda zorluk yaşamaktadırlar. Bir sene ya da iki sene hazırlık okumuş öğrenciler dahi ne yazık ki dinledikleri bir metini eğer önlerinde metinin yazılı hali yoksa anlayamaktadırlar. Sizin de çok büyük bir ihtimal anlıyorum ama konuşamıyorum demeniz bu şekilde olabilir.

Bunun nedeni ne yazık ki dilbilgisi temelli bir eğitim almış olmanızdan kaynaklanmaktadır. Ya kulağınızı geliştirecek bir çalışma şu ana dek size verilmemiş ya da öğretmenlerinizce verilmiş ama siz onların dediklerini yapmamışsınızdır. Bu sorunun çözümü hiç de sandığınız kadar zor değil. Düzenli dinleme çalışmaları ile çok kısa sürede çok yol alabilirsiniz. Eğitim düzeyiniz, İngilizce bilginiz ne olursa olsun hepiniz İngilizce dinlediklerinizi, okuduklarınızı anlayabilir ve konuşabilirsiniz.

 

Yurtdışına gitmeden İngilizce öğrenilmez ve benim o kadar param yok

Yabancı dil öğrenmek için yurtdışına gitmek zorunda değilsiniz. Yaşadığınız yerde yabancı dil öğrenebilirsiniz. Kaldı ki artık İnternet çağındayız. Öğrendiklerinizi pratik yapabileceğiniz pek çok site var. Facebook, Couch Surfing, Twitter vb pek çok arkadaşlık sitesinden yabancı arkadaşlar edinebilirsiniz. Hatta Couch Surfing ile tanıştığınız kişileri evinizde misafir edebilirsiniz. Yurtdışına gidip dil öğrenemeden dönen pek çok sayıda insan var. Önemli olan sizin motive olmanız, öğrenmeye karar vermeniz ve disiplinli bir şekilde çalışmanızdır. 

Yabancı dilin konuşulduğu ülkede bulunmanın elbette katkısı vardır ama özellikle çok başlangıç seviyesindeyken yurtdışında dil eğitimi almak çok maliyetli olacaktır. Çünkü yurtdışında okullar klasik kur sistemi ile eğitim vermektedirler ve bu eğitim en az 6 kur sürmektedir.

Öğrenciyseniz okullarınızın Erasmus programlarını kullanın yada yaz aylarında staj ayarlamaya çalışın. Çalışıyorsanız ve firmanızın yabancı bir firmayla ortaklığı varsa toplantılara ya da fuarlara gitmek  için siz gönüllü olun ama unutmayın, dil öğrenmek için yurt dışına gitmek zorunda değilsiniz.


Yorumlar

Yorumunuzu Gönderin